logo-black

İZMİR DANIŞMANLIK

RENK


STİL


SİTE TARZI

Nasıl İsterseniz...
  • 0 FİNANSAL HİZMETLER

    0.00 of 0 votes

    İzmir Danismanlik.org Temel Bankacılık   PARA GÖNDERME 1 Hesaba havale Karşı tarafın sizle aynı bankada bir hesabı varsa yapacağınız işlemdir. Eğer karşı tarafın bankası sizinkinden farklı ise işlem EFT olur. Bu işlemi ATM, gişe ve internet bankacılığından yapılabilir. Bankadan bankaya farklı olmakla beraber yaklaşık olarak 2018-2019 rakamlarıyla konuşmak gerekirse gişeden 55tl, ATM’den 12tl ödeyerek, internet bankacılığından ise hiç para ödemeden bu işlemi yapabilirsiniz. Eğer karşı taraf sizinle hem aynı bankayı hem de aynı bankanın aynı şubesini kullanıyorsa ozaman işlemi gişeden hiçbir ücret ödemeden yapabilirsiniz. Ancak aynı banka şube farklıysa 55tl masraf çıkacaktır. 2 İsme havale Karşı tarafın sizin bankanızda hesabı yoksa yapabileceğiniz işlemdir. Burada dikkat edeceğiniz unsur; isme havale işlemini şubeye gönderirsiniz. Yani işlemi yaparken sistem sizden bir şube seçmenizi ister ve karşı taraf sadece bu şubeye gittiğinde parayı alabilir. Eğer farklı bir şubeye giderse isme havalesinin hangi şubede olduğunu söyledikten sonra bulunduğu şubeye devrini yaptırtabilir. Karşı tarafın üstünde kimlik olması yeterlidir. Eğer parayı almazsa para belli bir süre (genellikle 1 ay) sonra paranın çıktığı hesaba iade gelir. NOT: Hiçbir iadede işlem komisyonu iade edilmez. 3 Cebe havale Karşı tarafın yine sizin bankanızda bir hesabı olmadığını düşünelim. Bankanın içine girip gişeden sıra alıp beklemek istemiyorsa cebe havale yaparız ve herhangi bir ATM’ye gidip kartsız işlemler menüsünden “para çekme-cebe havale” seçeneğini seçtikten sonra cep telefonuna gelen şifreyi ATM ekranına yazar ve parasını alır. Parasını almazsa belli bir süre sonra (genellikle 1 hafta) para; çıktığı hesaba iade gider. 4 Hesaba EFT Karşı tarafın bizim bankada hesabı yok ve kendi bankasıyla çalışmak istiyorsa eğer EFT yaparız. Bu işlemi gişeden saat 16.00 e kadar, internet bankacılığından 17.15’e kadar aynı gün karşı tarafın hesabına geçecek şekilde yapabiliriz. Gişeden 16.00dan sonra ya da internetten 17.15’ten sonra yapılan EFT’ler ertesi gün saat 9 da hesaba geçer. Ticari bankacılıkta gişeden pek işlem olmadığı için talimatlarla gişeden de 17.15 gibi düşünülebilir. Dikkat edilmesi gereken müşterinin iban’ını yazdıktan sonra “isim soyisim” kısmına müşterinin adını –soyadını eksiksiz ve doğru bir şekilde yazmamız gerekir. Yoksa para karşı tarafın hesabına geçmez ve sizin hesabınıza iade gelir. EFT yapmak için ödediğiniz işlem ücretini de geri alamazsınız. 5 İsme EFT Bu işlem çoğu bankada yoktur. Karşı taraf hiçbir bankayla çalışmıyorsa yapılması mantıklıdır. Ya da hesap numarasını bilmiyorsa ve acilen para alması gerekiyorsa yapılabilir. Ancak unutmayın ki bütün EFT işlemlerinde önce kendi bankanızdan merkez bankasının onayına sonra karşı tarafın bankasının operasyon departmanının onayına düşer. Bu işlem yaklaşık yarım saat alır. 6 Swift Yabancı para havalesi olarak tanımlanabilir. Hem yurtiçine hem yurtdışına yapılabilir. Örneğin kendi dolar hesabınızdan başka birinin dolar hesabına dolar göndermek istiyorsunuz. Yapacağınız işlem swift’dir. Her bankanın bir swift kodu vardır. Bu kodu bankanızın herhangi bir şubesine sorarak öğrenebilirsiniz. İşlem esnasında yazacağınız swift kodu göndereceğiniz bankanın swift kodu olmalı. 7 Western union, manigram v.s Sadece yurtdışına gönderebileceğiniz para transferidir. İnternet bankacılığından ve gişeden yapılabilir. Ancak genellikle internet bankacılığına cep telefonunuzdan değil, bilgisayarınızdan girdiğinizde çıkan daha ayrıntılı menüde yer alırlar. Western union bir çeşit yabancı parayı isme havale işlemidir. Alınan komisyonlar; göndereceğiniz ülkeye, tutara ve müşterinin parayı hemen mi yoksa ertesi gün mü alsın tercihinize göre değişiklik gösterir. Ortalama olarak her 100usd ye ertesi günü alsın seçeneğinde 3usd, anında alsın seçeneğinde 6usd komisyon çıkar. Ama bunlar yaklaşık değerlerdir. Karşı tarafın kendi ülkesindeki western union geçen herhangi bir bankaya kimliğiyle ya da pasaportuyla gitmesi yeterli olacaktır. Halihazırda çalıştığı bankaya giderse işlem daha kolay gerçekleşir çünkü hiçbir bilgisinin sistemde olmadığı bankayı tercih ederse işlem uzun süreceğinden ötürü gişedekiler işlemi yapmak istemeyeceklerdir.     8 Tamamen masrafsız para göndermek istiyorsanız eğer Bankaya gittiniz, iban’ı gösterdiniz ve yüklü miktarda para yatıracaksınız. Gişeci size masraf çıktığını ve yüklü miktarda yatırmak istediğinizden dolayı yüklü miktarda havale ücreti alacağını söyledi. Gişeciye söyleyeceğiniz ve sonrasında sizden hiçbir şekilde masraf alamayacağı sihirli sözcükleri söylüyorum; Kredi kartına yatır! Evet yanlış duymadınız. Karşı tarafın kredi kartına istediğiniz kadar parayı hiç masraf ödemeden yatırabilirsiniz. Karşı tarafın bu parayı hesabına geçirmesi için şubesine gidip: “kartımdaki … tl kadar tutarın hesabıma geçmesini rica ederim.” Şeklindeki imzalı talimatını müşteri temsilcisine vermesi yeterlidir. İşlem birkaç saat içinde yapılır ve karşı taraf size hiçbir masraf ve komisyon ödemeden para göndermiş olur. Burada dikkat edilmesi gereken şey; paranın hesaba aktarılacak tutarı belirlerken, kredi kartınızın ödeme günü gelmiş borcunun minimum tutarını aktarmasına izin vermemesidir. Örneğin 1000tl kredi kartı borcunuz var. Minimum ödemesi 300tl. kredi kartınıza 5000tl yatırıldı. Hesaba iadesi için 5000-300=4700tl si için talimat verebilirsiniz. Eğer kredi kartının ödeme günü gelmediyse paranın hepsi hesaba aktarılabilir. Bu hesap ödeme günü gelmiş kredi kartları için geçerlidir. ÖNEMLİ NOT: internetten para gönderirken günlük işlem limitinizin kaç tl olduğuna dikkat edin. Eğer limitiniz yapacağınız işlem tutarından küçükse işlemi yapamazsınız. Bu limiti bazı bankalardan internet bankacılığı üzerinden değiştirebilirken bazı bankalarda sadece müşteri temsilcisine ıslak imza vererek değiştirebilirsiniz.     PARA ÇEKME Her bankanın ATM’den para çekme limiti vardır. Bu bankadan bankaya hatta aynı bankanın farklı segmentli müşterileri arasında bile değişiklik gösterir. Genel itibariyle bankalarda günlük para çekme limiti 1500tl ile 2000tl arasındadır. Fazlasını da çekebilirsiniz fakat ATM size parayı vermeden önce bir uyarı ekranı çıkartarak “…tl para çekmek için ...tl komisyonu ödemeyi kabul ediyor musunuz?” diye sorar. Bu limit her gece 12 de güncellenir. Örneğin 23.55te 2000tl çektiniz ve hiç komisyonsuz para çekme limitiniz kalmadı. Saat 00.00 olduğunda tekrar 2000tl para çekme limitiniz olur. Bireysel segmentteki müşteriler için günlük limit 2000tl civarı, mikro müşteriler için 3500tl civarı, bireysel portföy müşterileri için 5000tl civarı ticari kobi müşteriler için 2000tl’dir. Ticari firma sahiplerinin nakit parayla çok fazla işleri olmaz ve istenirse müşteri temsilcilerinden değiştirme gibi hakka da sahiptirler. Şubenin içinden yani gişeciden çektiğiniz para miktarı bu limiti etkilemez. Ayrıca bankanın belirlediği bu limitler değiştirilemez. ATM’den yabancı para cinsinden parayı hesabınıza yatırabilirsiniz. Ancak yabancı parayı ATM’den çekemezsiniz. En azından çoğu ATM’den çekemezsiniz. Çünkü ATM’lerin içine yabancı para koyulmaz. Sadece turistlik yerlerdeki ATM’lerde şansınızı deneyebilirsiniz. Örneğin Antalya’nın turistlik sokak ve plajlarında, havalimanının içindeki ATM’lerde gibi.   PARA YATIRMA Günlük para yatırma limitiniz genelde 12000tl’dir ve bu da tarafınızca değiştirilemeyecek limitlerden birisidir. Bu limitler tabiki hesabınız için geçerlidir. Kredi kartınıza istediğiniz kadar para yatırabilirsiniz. Tabiki bunlarında istisnası var. Genellikle mil kazandıran kredi kartlarında bazı bankalar ödemelere kota koymuşlardır. Örneğin mil kazandıran kredi kartınızın borcu 5000tl. bunu 5000tl+1000tl ve asıl borcun (yani 5000tl’nin) %10’u şeklinde formulize edebiliriz. Bu sayede 5000tl gelen kredi kartınıza en fazla 5000+1000+500=6500tl ödeme yapabilirsiniz. Bunu yapmalarının nedeni fazladan ödediğiniz 1500tl için harcama yapmadan fazladan mil puan kazandırmak istememeleridir.   YURTDIŞI KART KULLANIMI Yurt dışında Türkiye’deki bir bankadan aldığınız ATM ya da kredi kartınızı kullanıyorsunuz diyelim. Bütün kartların sağ altında hangi ödeme sistemine bağlı olduğu yazar. Kartların %99’u master card veya VISA’ya bağlı olarak çalışır. Yurtdışında bir restorana gittiğinizde restoranın pos cihazının bağlı olduğu bankanın ödeme sistemiyle sizin kartınızdakinin de aynı olması gerekir. Hizmet almadan önce kartınızı göstererek geçerli olup olmayacağını sormanızda fayda var. Yabancı kart olduğu için normalden farklı olarak imzalamanız için bir fiş çıkartır. Sizden imza alınır ve firma tarafından bu fiş saklanır. Bunun nedeni siz Türkiye’ye döndüğünüzde  kendi bankanıza gidip harcama itirazında bulunup o parayı iade isterseniz, firma imzalı fişi göstererek herhangi bir dolandırıcılık işlemi olmadığını kanıtlaması içindir. ATM kartınızdan yurtdışında Türkiye’deki hesabınızdan para çekmek istiyorsanız eğer; Debit kartınızın sağ alt taraftaki ödeme sistemine bakın. VISA ise o ülkedeki VISA ile anlaşmalı bir banka bulup kartınızı oraya taktığınızda Türkiye’deki hesabınızı gösterecektir. ATM’ye takınca dil seçimi yapmayı unutmayın. Eğer mastercard ise bu kartla anlaşmalı olan bir bankanın ATM’sine takmanız yeterli olacaktır. Yine o bankanın para çekme limitine göre para çekebileceksiniz tabiki bunu unutmayın. ÖNEMLİ NOT: Yurtdışındaki tüm ATM’ler sizin kendi ülkenizdeki ana para biriminiz ne ise o para biriminin hesabını görür ve diğer hesaplar karta bağlı olsalar bile bunu göremez ve işlem yapamazsınız. Örneğin; Almanya’ya gittiğinizi farz edelim. Almanya’nın para birimi EURO. Siz kartınızı ATM’ye takınca sizin TL hesabınızı görecektir. Para çekmek istediğinizde ATM’de Euro yüklü olduğu için size Euro olarak ödeme yapar. Ancak siz TL hesabınızdan işlem yapmış olursunuz. Yani kartı takıp para çekem dediğinizde ATM size tutarı soracak. Sizde oraya 100 euro yazdığınızı farz edelim. ATM size 100euro ödeyecek ancak bu sizin ana hesabınız olan TL bakiyesinden düşmüş olacak.100euro Almanya’da kaç TL yapıyorsa okadar TL sizin hesap bakiyenizden düşecektir. Almanya’da kurum 5,50 olduğunu düşünelim. ATM size 100 euro verecek ancak sizin bakşyenşzden 550TL düşmüş olacak. Bunun yanında sizin Türkiye’deki bankada eur hesabınızın olması önemli değil çünkü sadece anapara biriminizin hesabından işlem yapabilirsiniz.   CHANGE İŞLEMİ VE KOMİSYON Bazı özel bölgelerde bankanın resmi kur undan hariç olarak şubenin uyguladığı ekstra komisyonlar olabilir. Örneğin Atatürk Havalimanında tüm bankalar %4, PTT ise %2 komisyonla çalışır. Sadece oradaki şubelerden para bozdurursanız elinize %4 daha az para geçecektir. Yurtdışına çıktığınızda da bu tarz durumlara dikkat ediniz. Çünkü kurumsal firmalar da istisnalar uygulayabilirler.   SENET VE PROTESTO İŞLEMLERİ Sektörde en çok sorulan soru: Senedim nezaman protestoya gider? Hemen cevap verelim: 3.iş günü saat 16.00 – 16.30 arası. Buradaki püf nokta bulunduğunuz günü de saymanız. Örneğin ayın 15’i ödemeli bir senedimiz olsun. Son ödemesi ayın 17’sidir. Yani ayın 15’ini de saymamız gerekir. Literatürde 3 iş günü yazmasından dolayı çok karışıklık oluyor. Reel uygulamada “2 iş günü sonra” demek daha uygun olur. Çünkü normalde bulunduğunuz günü saymazsınız. Senet protestoya giderse alacaklının hesabından senetteki imza sayısına bağlı olarak değişen fiyatlarda bir senet protesto masrafı kesilir ve senet noterden protesto yer. Bunun üzerine senedin bankayla ilişkisi sona erer. Alacaklı senedin bedelini bekleme faizi, protesto masrafı ve senet tutarıyla beraber rücu etme hakkı vardır. Eğer mahkeme yoluna gidilirse bir de mahkeme ve avukat masraflarını da ekleyebilirsiniz. Genelde bu tarz durumlar iyi hallidir ve borçlu ya gerçekten nakite ulaşamadığı için ya da unuttuğu için ödeyemez. Bundan sonra borçlunun yapması gereken alacaklının hesabına para transferi yapmaktır. Parayı gönderirken açıklama kısmına “… no’lu senede karşılık” açıklamasını yazdırması hukuki olarak bağlayıcı kapsamdadır. Ancak bu işlemi gişeden yapmak isterse; gişeden açıklama kısmına “çek,senet,özel isim v.s” kelimeler yazmak yasak olduğu için yeterli açıklamayı yazdıramadan göndermek zorunda kalabilir. Bu durumda parayı ATM’den göndermenizi tavsiye ederiz. Çünkü oradan da açıklama ekleyerek para transferi yapılabilir. Parayı yatırdıktan sonra senedin aslını alacaklıdan isteyebilir.

  • 0 2019 YILINDA TÜRKİYE 2008 AMERİKA’SINI YAŞAR MI?

    0.00 of 0 votes

    2019 YILINDA TÜRKİYE 2008 AMERİKA’SINI YAŞAR MI?   2000’li yılların başından itibaren tüm dünya ekonomik bolluk içerisine girdi. Türkiye de bu bolluktan nasibini aldı ve ekonomik gelişimini inşaat sektörü üzerinde kurdu. Peki gelişim için inşaat sektörünün seçilmesi doğru bir karar mıydı? Bu konuya başka bir makalemde değineceğim.   2000’li yılların başından itibaren devlet destekleri ve teşvikiyle birlikte büyüyen inşaat sektörü beraberinde bir balonu şişirmeye başladı. 2015 yılına geldiğinde sektör hava kaçırmaya başladı ve daralmanın da fitili ateşlenmiş oldu. Büyük inşaat firmalarının Türkiye ekonomisinin lokomotif lokasyonu İstanbul dışında projelere başlaması aslında bir erken uyarı argümanıydı.  Bunu öngörememiş finans ve bankacılık sektörü günümüze geldiğinde istihbarat eksikliğinin cezasını ödemeye başlamış oldu. İlk olarak 2008 yılına gidelim ve Amerika’nın geçirmiş olduğu mortgage krizini ele alalım.   Amerika’ da konuta duyulan bireysel talebin fazlalığı bankacılık sektörünü bir finansal ürün icat etmeye itti ve sonuç olarak mortgage doğmuş oldu. Temel ihtiyaç olan konut alımı için nakit gücü olmayan bireysel müşteriler ihtiyaç duydukları finansmanı mortgage ile sağlamış olacak, bankalar ürettikleri ürün ile uzun vadeli krediler vererek bilançolarında kar maksimizasyonu için ipotek gibi güçlü bir teminat yapısı ile yeni bir kaynak bulmuş olacak, inşaat sektörü satış konusunda zorlandığı ürünlerini daha çekici kılacak bir finansal yapıya kavuşarak büyümelerine ivme kazandıracak, devlet ise satışlardan ötürü inşaat firmalarından kazançtan ötürü bankalardan vergi gelirlerini artıracaktı. Tüm taraflar bu yeni ürün olan mortgageyi çok sevmişti. Güçlü kapitalizmin etkin olduğu Amerika ekonomisi elde ettiği karı daha da artırmak için girişimlerde bulundu ve üretilen mortgagelere bağlı türev ürünler ikincil piyasalarda satılmaya başlandı. Satılan bu türev ürünler büyük sigorta şirketlerince sigortalandı, dünya çapındaki kredi derecelendirme kuruluşlarınca A+ olarak notlandı. Sonuçta ortada teminat olarak alınmış fiziksel bir varlık vardı ve türev ürünler sigortalanmıştı. Global güce sahip Amerika ekonomisinin ürettiği bu türev ürünler tüm dünya finans piyasaları tarafından satın alınmaya başlandı. Resmin bu tarafından bakıldığında kazan kazan mantığı işlemiş oldu ve tüm dünya bundan memnundu. Elde edilen büyük karlar finans otoritelerini daha fazla mortgage üretmeye zorladı. Para kazanmada içinde bulunan açgözlülük bankacılık sektörüne daha cesurca hareket etme lüksünü sunmuş oldu ve gerekli analizler yapılmadan mortgageler üretildi garantörlükler içerisinde bulunuldu. Geri ödemede zorluklar yaşanan krediler yavaş yavaş batmaya başladı. Sektör elde edilen büyük karlar içerisinde memnuniyetle bu zararları karşıladı teminatlar satılarak krediler tahsil edilmeye başlandı. Ancak kredilerdeki batmaların artışı sektörü zor duruma sokmaya başlamıştı çünkü teminatta bulunan konutlar zaten ciddi yükümlülükler altına girmiş bireysel yatırımcılara satılamamaya, müşteri kıtlığına sebep oldu. Mortgageye güvenmiş ve orantısız büyümüş inşaat sektöründe arz fazlası oluşmuş oldu. Ortada bir konut vardı ancak ilgili konuta yatırım yapmış birçok yatırımcı vardı. Sekteye uğrayacak her mortgage birden çok kişiyi ve ülkeyi etkiliyordu. Batan kredilerin sayısı arttıkça sigorta şirketleri yükümlülüklerini yerine getirememeye başladı ve kriz inşaat sektöründen finans sektörüne sıçradı. Batma noktasına gelen büyük finans kuruluşları devlet desteğiyle ayakta tutuldu. Üretilen ürünlere birçok ülkenin yatırım yapmış olması krizi global bir büyüklüğe sürüklemiş oldu. Türev ürünlere yatırım yapan ülke ve finans kuruluşlarının ilgili türev ürünlerini notlayan derecelendirme kuruluşlarına açtıkları davalar günümüzde halen daha devam etmekte. İçinde bulunduğumuz zaman dilimine gelecek olursak şuanda Amerika konut fiyatları kriz dönemindeki fiyatların üzerine çıkmış durumda. Ancak kriz için asgari şartların hepsinin aynı anda gerçekleşmiş olması bir krizi doğurur.   Türkiye’ye gelecek olursak benzer bir durum içerisindeyiz. 2000’li yılların başından itibaren desteklenen inşaat sektörü arz fazlası oluşturmuş durumda. Döviz kurundaki artış inşaat maliyetlerinin ana kalemlerinde büyük oranda etki göstermekte. Artan oranlar ile finansal gücü bulunmayan bireysel yatırımcıların taleplerinde büyük bir düşüş gözlenmekte ve talep eksikliği sektörü zor duruma düşürmekte. İpotekli satışlar bir hayli artmış durumda. Bankalarca teminat olarak alınan konutlar satış sonrası bankaların girdikleri riski karşılamamakta. Böylesi bir durumda üretim yapmadan varlıklarına devam edemeyecek olan inşaat sektörü bir bir iflas açıklamaya başladı. Konut fiyatlarında genel düşüşler yaşanmakta sektör kurtarılmak için devlet tarafından desteklenmeye devam etmekte. Satılamayan konutların emlak konut tarafından alınacak açıklaması yaklaşan seçim için yapılmış olan bir hamle midir? Devlet tarafından alınacak konutların ne yapılacağı, devletin bu finansmanı nereden sağlayacağı bilinmemekte ve yorumu sizlerdedir.   Yüzlerce ekonomist akademisyenin bir araya gelerek Türkiye ekonomisi hakkında sadece 5 yıllık plan yapabildiği, tahminlenen 1 yıllık ekonomik rakamların aynı yıl içinde birden çok kez revize edildiği ülkemize 2019 yılında Türkiye ekonomisi 2008 Amerika’sını yaşar mı ben bilemem tabi ki.   Yorum sizlerin…   Hüseyin Fırat YILMAZ